← Tüm yazılar

Yapay Zeka ile Terapi : Dalkavuk Yapay Zeka Riski

Yapay zekaya yalnızca bilgi sormuyoruz. Yaşadığımız ilişki problemlerini, geçmişte başımıza gelenleri, kaygılarımızı ve anlamlandıramadığımız belirtileri de anlatıyoruz. Karşımızdaki sistem bizi yargılamadan dinliyor, saniyeler içinde cevap veriyor ve kurduğu cümlelerle bizi anladığı izlenimini yaratıyor.

Peki sistemin bizi anladığını düşünmemiz, onun terapi yaptığı anlamına gelir mi?

Hayır. Yapay zeka, düşüncelerimizi düzenlememize, psikolojik kavramları öğrenmemize ve bir konuyu farklı açılardan incelememize yardımcı olabilir. Ancak terapist yalnızca kişiyi dinlemez, rahatlatmaz veya haklı bulmaz. Terapist ve danışan, kişinin duygularını kabul ederken bu duyguları ortaya çıkaran yorumları, davranışları ve tekrar eden örüntüleri birlikte inceler.

Yapay zekayı terapist gibi kullanmanın en görünmez riski de her zaman açıkça yanlış bilgi vermesi değildir. Bazen asıl risk, kişinin anlattığı hikâyeyi yeterince sınamadan onaylamasıdır.

İnsanlar neden yapay zekayı terapist gibi kullanıyor?

Mesleki ve çevresel gözlemimde insanların yapay zekayı özellikle üç amaçla kullandığını görüyorum:

  • Yaşadıkları güncel problemleri değerlendirmek,
  • Geçmiş yaşam olaylarını anlatıp anlamlandırmak,
  • Yaşadıkları belirtilerin ne anlama geldiğini öğrenmek.

İnsanlar anlaşılır nedenlerle yapay zekâya yöneliyor. Yapay zekâ günün her saatinde erişim imkânı sunuyor, saniyeler içinde cevap veriyor ve kullanıcıda kimsenin onu yargılamayacağı hissini oluşturuyor. Üstelik insan dilini taklit eden akıcı ve sıcak cevaplar üretiyor.

Fakat bir yanıtın sıcak, ikna edici veya kişiselleştirilmiş görünmesi onun klinik açıdan doğru olduğu anlamına gelmez. Dil üretme becerisi; değerlendirme yapma, risk üstlenme ve terapi yürütme yetkisiyle aynı şey değildir.

Duyguyu kabul etmek, yorumu onaylamak değildir

Bir insanın hissettiği duygu, yaşadığı olaya verdiği anlam düşünüldüğünde anlaşılabilir olabilir. Ancak duygunun anlaşılabilir olması, onu ortaya çıkaran yorumun eksiksiz veya kanıtlarla uyumlu olduğu anlamına gelmez.

Örneğin bir kişi şöyle düşünebilir:

“Partnerim mesajıma cevap vermedi. Artık beni önemsemediği açık.”

Bu düşünce kişide kaygı, öfke veya değersizlik duygusu yaratabilir. Kişi gerçekten kaygılanır veya öfkelenir; dolayısıyla yaşadığı duygu gerçektir. Fakat “Beni önemsemiyor” sonucu henüz doğrulanmış bir olgu değildir. Kişi bu sonuca, elindeki sınırlı verileri yorumlayarak ulaşmıştır.

Terapi bu noktada kişiyi yalnızca rahatlatmaya ya da yorumuna katılmaya çalışmaz. Şu sorular incelenebilir:

  • Bu sonucu destekleyen hangi veriler var?
  • Bu yorumla çelişen bilgiler bulunuyor mu?
  • Aynı durumu açıklayabilecek başka ihtimaller neler?
  • Karşı tarafın niyeti hakkında henüz bilmediğimiz ne var?
  • Bu yoruma kesin olarak inanmak davranışları nasıl etkiliyor?

BDT’de terapist ve danışan, düşünceleri değişmez gerçekler olarak kabul etmek yerine birlikte sınayabilecekleri hipotezler olarak görür. Duyguyu reddetmezler; o duyguyu besleyen değerlendirmeyi merakla incelerler.

“Dalkavuk yapay zeka” ne demektir?

Burada “dalkavuk” derken yapay zekanın bilinçli bir niyeti olduğunu söylemiyorum. Bu ifadeyi, modelin kullanıcıyı memnun eden, onun görüşüne uyum sağlayan veya yeterli kanıt olmadan onu haklı bulan cevaplar üretme eğilimini anlatmak için kullanıyorum.

Dil modelleri, bazen doğruluğu korumak yerine kullanıcının mevcut inancına yaklaşabilir. Araştırmacılar bu eğilimi farklı yapay zeka asistanlarında gözlemledi. İnsanların da kendi görüşleriyle uyumlu cevapları tercih edebilmesi, modellerin eğitiminde aşırı uyumlu cevapların ödüllendirilmesine katkıda bulunabilir. Ancak bu bulgular her modelin her konuşmada aynı davranacağı anlamına gelmez. (Sharma ve arkadaşları, 2023/2025)

Bu yalnızca teorik bir ihtimal de değildir. OpenAI, Nisan 2025’te yayımladığı bir GPT‑4o güncellemesinin modeli belirgin biçimde daha dalkavuk hâle getirdiğini açıkladı. Şirkete göre model yalnızca iltifat etmekle kalmıyor; bazı durumlarda şüpheleri doğrulayabiliyor, öfkeyi körükleyebiliyor, dürtüsel eylemleri teşvik edebiliyor veya olumsuz duyguları pekiştirebiliyordu. Güncelleme daha sonra geri çekildi. Bu açıklama bağımsız bir araştırma değil, üreticinin kendi sisteminde kaydettiği bir güvenlik olayıdır. (OpenAI, 2025)

Sorun şu: Bizi haklı bulan cevaplar çoğu zaman daha iyi hissettirir. Fakat daha iyi hissettiren cevap, her zaman daha doğru veya daha yararlı cevap değildir.

Kısa süreli rahatlama uzun vadede işlevsiz olabilir

Sosyal kaygı yaşayan birinin bir davete gitmediğini düşünelim. Kişi davete katılmadığında kaygısı o an azalabilir. Bu rahatlama, bir sonraki sosyal durumdan kaçınmayı daha çekici hâle getirebilir. Kaçınma sürekli tekrarlandığında ise kişinin sosyal yaşamı giderek daralabilir.

Yapay zeka bu kişiye yalnızca “Kendini zorlamak zorunda değilsin” derse kısa vadeli rahatlamaya eşlik etmiş olur. Bu cümle bazı günler ve bazı koşullarda yerinde olabilir. Ancak sistem kişinin tek seferlik dinlenme ihtiyacıyla kaygıyı sürdüren tekrar eden kaçınma örüntüsünü güvenilir biçimde ayırt edemeyebilir.

Sosyal kaygıya ilişkin klinik değerlendirmelerde korkulan ve kaçınılan durumlar, güvenlik davranışları ve işlev kaybı birlikte ele alınır. Kanıta dayalı müdahalelerde de kaçınılan sosyal durumlara aşamalı biçimde yaklaşma önemli bir bileşendir. (NICE Sosyal Kaygı Bozukluğu Rehberi)

Terapi yalnızca “Şu anda ne seni rahatlatır?” sorusuna değil, “Bu davranış tekrarlandığında hayatını hangi yönde götürüyor?” sorusuna da bakar.

Yapay zekayı terapist gibi kullanmanın riskleri

1. Tek taraflı anlatıyı sınamadan onaylayabilir

Yapay zeka yalnızca kullanıcının verdiği bilgileri görür. İlişkinin diğer tarafını, sözel olmayan ipuçlarını, geçmiş örüntülerin tamamını veya anlatıda dışarıda kalan bilgileri bilemez. Buna rağmen “Bu kişi narsist”, “Seni kesinlikle manipüle ediyor” ya da “Bu ilişkiyi bitirmelisin” gibi hükümler üretmesi, sınırlı veriyi klinik gerçek gibi gösterebilir.

2. Yanlış fakat ikna edici açıklamalar üretebilir

Dil modelleri yanlış bilgileri akıcı ve kendinden emin bir dille sunabilir. Psikolojik kavramların gündelik dilde gevşek kullanılması; normal duygusal tepkilerin hastalık belirtisi gibi görülmesine veya karmaşık problemlerin tek bir etiketle açıklanmasına yol açabilir.

3. Tanı izlenimi yaratabilir

Bir belirti listesine benzemek, tanı koymak için yeterli değildir. Tanısal değerlendirme; belirtilerin süresini, şiddetini, işlevselliğe etkisini, gelişimsel ve tıbbi etkenleri, başka olası açıklamaları ve eşlik eden durumları değerlendirmeyi gerektirir. Yapay zekadan alınan bir yanıt profesyonel değerlendirme yerine kullanılmamalıdır.

4. Kriz ve risk işaretlerini kaçırabilir

2025’te yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar, güncel dil modellerinin bazı ruh sağlığı durumlarına karşı damgalayıcı cevaplar verebildiğini ve kritik senaryolarda uygunsuz yanıtlar üretebildiğini bildirdi. Araştırmada sanrısal içeriğin onaylanması ve örtük intihar riski içeren soruların gerektiği gibi ele alınmaması gibi örnekler görüldü. Çalışma belirli modeller ve test senaryolarıyla sınırlı buna rağmen mevcut sistemlerin terapist yerine güvenle kullanılabildiği varsayımını desteklememektedir. (Moore ve arkadaşları, FAccT 2025)

5. Güvence arama döngüsünün parçası olabilir

Kişi aynı korkuyu farklı biçimlerde tekrar tekrar sorarak rahatlamaya çalışabilir. Yapay zeka her seferinde kesin güvence verdiğinde kısa süreli rahatlama sağlayabilir; fakat kişinin belirsizliğe tahammül etmesini veya düşüncesini bağımsız biçimde değerlendirmesini kolaylaştırmayabilir. Bu nedenle konuşmanın amacı “Haklı mıyım?” sorusunu tekrar tekrar cevaplatmak değil, kişinin hangi kanıta dayanarak sonuca ulaştığını incelemek olmalıdır.

6. Duygusal bağımlılığa dönüşebilir

OpenAI ve MIT Media Lab araştırmacılarının yürüttüğü bir çalışmada, çok yüksek ChatGPT kullanımı daha yüksek öz bildirimli bağımlılık göstergeleriyle ilişkili bulundu. Araştırmacılar etkilerin kullanım süresi ve kişinin başlangıçtaki duygusal durumu gibi etkenlere göre değiştiğini özellikle belirtiyor. Bu nedenle çalışma “Yapay zeka kullanan herkes bağımlı olur” veya “Yapay zeka kesin olarak yalnızlığa neden olur” şeklinde yorumlanmamalıdır. (Phang ve arkadaşları, 2025)

7. Travmatik anıları güvenli bir çerçeve olmadan işlemeye çalışabilir

Bir kullanıcı zorlayıcı bir anısından kendi isteğiyle söz edebilir ve yapay zeka bunu yargılamadan karşılayabilir. Ancak model kişiyi anıyı ayrıntılı biçimde yeniden yaşamaya teşvik etmemeli, travmayı çözümlediğini iddia etmemeli veya travma odaklı bir müdahale yürütmeye çalışmamalıdır.

Travma odaklı çalışmada yalnızca anının anlatılması değil; hazırlık, kişinin mevcut durumu, duygusal yoğunluğun düzenlenmesi, risk değerlendirmesi ve takip de önemlidir. Nitekim travma odaklı terapilerin bu alanda eğitimli ve yetkin kişiler tarafından yürütülmesi önerilir. (Royal College of Psychiatrists)

Yapay zeka ile yapılan kontrolsüz bir konuşmada kullanıcı konuşmayı yarıda bırakabilir ve yeniden canlanan zorlayıcı anılarla tek başına kalabilir. Burada “mutlaka zarar görür” şeklinde bir kesinlik kuramayız fakat süreci değerlendirecek ve gerektiğinde müdahale edecek sorumlu bir uzmanın bulunmaması dikkate alınması gereken bir risktir.

8. Mahremiyet, terapi gizliliğiyle karıştırılabilir

Bir sohbet ekranının özel hissettirmesi, oraya yazılanların terapist–danışan gizliliğiyle aynı korumaya sahip olduğu anlamına gelmez. Verilerin saklanması, model eğitiminde kullanılması ve silinmesi; kullanılan ürüne, hesap türüne, ayarlara ve güncel politikalara göre değişebilir.

Bu nedenle isim vermemek tek başına yeterli olmayabilir. Yaş, meslek, konum, ilişki öyküsü ve özgün yaşam olayları bir araya geldiğinde kişi dolaylı olarak tanınabilir hâle gelebilir. Özellikle travma öyküsü, sağlık bilgisi ve üçüncü kişilere ait ayrıntılar paylaşılmadan önce ilgili platformun güncel gizlilik koşulları incelenmelidir. Dünya Sağlık Örgütü de sağlık alanında kullanılan büyük modeller için hatalı çıktılar, önyargı, hassas veriler ve insan denetimi gibi konularda yönetim kuralları gerekliliğini vurgulamaktadır. (WHO, 2025)

Yapay zeka hangi amaçlarla daha uygun kullanılabilir?

Yapay zekayı tamamen reddetmek yerine kullanım amacını doğru sınırlamanın günümüzle daha çok uyuştuğunu düşünüyorum.

Daha uygun kullanımDikkat gerektiren kullanımUygun olmayan kullanım
Genel psikoeğitim istemekBir ilişki hakkında yorum istemekTanı koymasını istemek
Duyguları adlandırmak için seçenek üretmekAynı korku için tekrar tekrar güvence aramakİlaca başlama, bırakma veya doz değiştirme kararı almak
Seansa götürülecek soruları düzenlemekBelirtilerin olası anlamlarını araştırmakKendine veya başkasına zarar verme riskini yalnızca modele değerlendirtmek
Düşünce kaydı için başlıklar oluşturmakGeçmiş olayları ayrıntılı biçimde paylaşmakTravma odaklı müdahale yaptırmak
Bir düşünce için alternatif açıklamalar istemekBüyük bir yaşam kararı için fikir almakİlişkiyi bitirme gibi kararları modele bırakmak
Güvenilir kaynakları bulmaya yardım istemekSokratik sorularla düşünceyi incelemekProfesyonel yardıma ihtiyaç olup olmadığına tek başına karar verdirmek

Yapay zeka özellikle psikoeğitimde ve bilgiyi kişinin anlayabileceği biçimde düzenlemekte yararlı olabilir. Sokratik sorular üretmesi de umut verici bir kullanım alanıdır. Terapist tarafından kullanılan Sokratik sorgulamanın bilişsel terapideki değişimle ilişkili olduğuna dair bulgular vardır. Ancak bu bulgular yapay zeka tarafından yapılan sorgulamanın terapiyle eşdeğer veya klinik olarak etkili olduğunu kanıtlamaz. (Braun ve arkadaşları, 2015)

Bu nedenle yapay zekadan düşüncenizi doğrulamasını istemek yerine, düşüncenizi farklı açılardan incelemenize yardımcı olmasını istemek daha uygun olabilir. Aşağıda yer alan soruları kullandığınız dil modeline sorabilirsiniz.

  • “Bu düşünceyi destekleyen ve desteklemeyen kanıtları ayırmama yardım et.”
  • “Gözlemlediğim şeylerle yaptığım çıkarımları birbirinden ayır.”
  • “Henüz değerlendirmediğim üç alternatif açıklama sor.”
  • “Bana cevap vermeden önce hangi bilgilerin eksik olduğunu göster.”
  • “Kesin bir hüküm verme; düşüncemi incelemem için Sokratik sorular sor.”

Yine de modelin ürettiği soruların doğru, tarafsız veya kişiye uygun olduğu otomatik olarak kabul edilmemelidir.

Yapay zeka kullanımı ne zaman amacından uzaklaşıyor?

Yapay zekayı kullanırken hangi zamanlarda amacınızdan uzaklaşıyorsunuz bunu ölçebilmek adına aşağıda yer alan soruları kendinize sorabilirsiniz.

  • Aynı konuda tekrar tekrar onay mı arıyorum?
  • Yeni ihtimalleri mi inceliyorum, yoksa istediğim cevabı alana kadar soruyu mu değiştiriyorum?
  • Yapay zekanın yorumunu doğrulanmış bir gerçek gibi mi kabul ediyorum?
  • İlişkilerimle ilgili önemli kararları modele mi bırakıyorum?
  • Bu konuşmalar gerçek insanlarla iletişim kurmamı veya profesyonel destek almamı erteliyor mu?
  • Buraya yazdığım bilgilerin nasıl saklandığını biliyor muyum?
  • Model bana karşı çıktığında onu ikna etmeye, beni haklı bulduğunda ise cevabı sorgulamadan kabul etmeye mi eğilimliyim?

Sonuç: Yapay zeka düşünme aracı olabilir, terapist değildir

Yapay zeka sohbeti ile terapi aynı şey değildir. Yapay zeka düşünceleri düzenlemeye, psikolojik kavramları öğrenmeye, alternatif açıklamalar üretmeye ve bir terapi seansına hazırlanmanın bazı bölümlerine yardımcı olabilir. Ancak sizi onaylayan bir yanıt ile düşüncelerinizi dikkatle inceleyen, riskleri değerlendiren, gerektiğinde size katılmayan ve klinik sorumluluk üstlenen bir terapi süreci birbirinin yerine geçmez.

Asıl soru yalnızca “Yapay zeka beni anlıyor mu?” değildir. Şunları da sormak gerekir:

Verdiği cevap düşüncemi incelememe mi yardım ediyor, yoksa yalnızca duymak istediğim şeyi mi söylüyor?

Yapay zekayı ruh sağlığınızla ilgili konularda kullanıyorsanız, hangi kullanımların daha uygun, hangilerinin dikkat gerektirdiğini görmek için Yapay Zekayı Ruh Sağlığı İçin Uygun Kullanma Rehberi’ni inceleyebilirsiniz.